Anlık
Yarın
18° 22° 17°
    • TRABZON'DA BİR İLK. 1-2 HAZİRAN TARİHLERİNDE. KAYIT OLMAK İÇİN 0462 326 88 82
    • TRABZON'DA BİR İLK. 1-2 HAZİRAN TARİHLERİNDE. KAYIT OLMAK İÇİN 0462 326 88 82
Bu sayfada üyelere özel yazılar bulunuyor. üye girişi yaparak bu yazıları görüntüleyebilirsiniz.

Burayı tıklayarak üye girişi yapabilirsiniz.
Burayı tıklayarak üye olabilirsiniz.

 İşte 2012'de çok kazandıracak meslekler

 

 

Günün hangi saatlerinde ders çalışalım?

Verimli çalışmanın temel ilkelerinden biri de zaman denetiminin sağlanmasıdır. En verimli ders çalışma saatler yani anlama ve dikkat yoğunlaşması zaman aralıklarında ve günün belli saatlerinde artar ve azalır.

Bunun için öncelikle iyi bir yansıtıcı gözlem yapılmalıdır.

Gözlem sonunda;

 -Hangi saatlerde çalıştığımda daha kolay anlıyorum?

-Hangi saatlerde zorlanıyorum?

-En verimli çalışma saatler hangileridir, türü sorulara cevap alınacaktır.

 Çalışmaları en kolay öğrenilen ve dikkatin en kolay toplanabilen saatlerde gerçekleştirilmesi gerekir. Ders çalışma zamanını planlanırken; başkasını örnek almak yerine, kendi yetenek, bilgi, beceri, tutum ve ihtiyaçlardan yola çıkmak daha yararlı olacaktır. Çünkü her birey kendine özgü olduğu için dersi anlama ihtiyacı, tekrar yapma süreleri de birbirlerinden farklı olacaktır. Çalışma planı yapılırken; derslerin zorluk kolaylık derecelerini göz önüne alınmalıdır. Zor gelen dersleri dikkatin en iyi yoğunlaştırabilecek saatlerde olmalıdır.

İdeal ders çalışma saat aralıkları kişiden kişiye değişiklikler gösterebilmektedir. Ancak en verimli saatler, birçok insan için sabah saatleridir. 

 Çünkü bu saatlerde;

 •Beyin dinlenmiş,

•Gerekli uykuyu aldığımızdan dolayı ders çalışırken uyuma ihtimali düşük,

•Çevrede dış uyaranlar etkin değil,

•Dikkatimiz daha açık olacaktır.

 Sınav Kazandıran Saatler

 07.30 -11.00

 Konunun uzmanlarının bildirdiklerine göre kortizon gibi uyanıklık veren hormonların en fazla salgılandığı dönem sabah 08.00-11.00 arasıdır. Bu saatlerin; planlama, düzenleme ve ileriye dönük yapıcı fikir üretimi için en verimli saatler olduğu görüşünde birleşiyor. Özellikle bilişsel süreçlerin işe koşulduğu matematik, fen bilimleri gibi düşünmeyi gerektiren derslerin bu saatler arasında çalışılmasında fayda vardır.

 16.00- 18.00

 Saat 16.00- 18.00 arası zihni canlılığın geri döndüğü saatlerdir.

Bilgilerin kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya almak istediğiniz konuları çalışmak için ideal zaman aralığıdır. Bu saatler aralığında sabah öğrenilen derslerin tekrar edilmesi gereken saatlerdir. Yapılacak etkili ve verimli tekrarlarla bilgilerin kalıcılığı sağlanmış olacaktır.

 19.30 -22.30

 Saat 19.00’dan sonra yine zihni çalışma için verimli bir ara gözlenmektedir.

Bu zaman aralığı yaklaşık 3 saat sürüyor. Bu saatlerde yenilen yemeklerin sindirimi kısmen yapılmış, beyin yeni bir öğrenme ve tekrarlar için hazır hale gelmiş olacaktır.

Zihnin işleyişi bakımından tekrarların akşama doğru 16.00-18.00 arası yapılmalıdır.

 

Zaman nasıl etkin kullanılabilir?

•Herhangi bir dersle ilgili çalışma gün ve saatlerinizi belirlerken; o dersin sınıfta veya dershanede işlendiği güne yakın olmasına dikkat edilerek,

•Çalışma saatlerini mümkün olduğunca her gün aynı saatlerde koyarak,

•Çalışma saatlerinizi mümkün olduğunca yemek saatiyle çakıştırmamaya özen göstererek,

•Verimli çalışma için en yararlı zaman dilimleri ortalama1.5 saatlik sürelerdir.

•Evden okula gelirken, servislerde ve diğer araçlarda zamanı daha verimli hale getirerek,

•Bunun için de bu türe durumlara daha önceden hazırlıklı olarak çantada ya bir kitap ya da daha önceden hazırlanacak küçük kartlara ders notları yazarak değerlendirilmelidir.

 Kalıcı bir öğrenme için bellemek istediğiniz konular üzerinde ilk olarak zihnin en açık olduğu sabah saatlerinde yoğunlaşmakta fayda vardır.

  

Konu tekrarı mı yapalım, test mi çözelim?

SINAV yaklaştıkça ailelerin ve öğrencilerin sınav kaygısı artıyor. Aileler çocuklarının daha çok çalışmasını, daha fazla soru çözmesini istiyor. Başarıya çok çalışmakla ulaşılacağını zanneden aileler, bazen de onları çok soru çözmesi için onları zorluyorlar. Öğrenciler ise konuyu tam özümsemeden okulda veya dershanede öğretmeni dinlemek yerine, ailelerinin koyduğu hedefe ulaşmak için durmadan soru çözmeye çalışıyorlar. Elbette konu tam anlaşılmadan soru çözümüne başlamak öğrenciyi gerçek hedefe ulaştırmayacaktır.

 Soru çözümü için bilginin kavranması önemlidir.

 Öğrenme, bilişsel süreçleri içerdiğinden dolayı, önce konuya yönelik bilginin öğrenilmesi daha sonra da kavranma gerekir. Ancak kavrayış aşamasından sonra uygulama süreçleri gelir. Bilgiyi kavramadan uygulamaya geçmek, testlerde yanlışların artmasına neden olacaktır. Burada ailelerin bilmesi gereken şudur; öğrencinin bir konuyu tam kavramadan uygulamaya yönelik soru çözme hedefleri vermenin uygun olmadığıdır. Öğrenci verimli çalışmalarla ve etkili tekrarlarla öğrenilenler bilgi basamağından kavrama basamağına geçişi sağlanabilir. Elde edilen bilgiler kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya aktarılabilir. Bunun için kodlamaların doğru yapılması ve belirli aralıklarda tekrar yapılmış olması gerekir.

 Tekrar, bir hatırlama yoludur.  

 Tekrar, bir hatırlama yoludur. Özel bir yetenek söz konusu değilse öğrenmenin temeli tekrara dayanır. Düzenli tekrar yapmayan bir öğrenci, daha önce öğrendiği bilgilerin çok azını anımsayacağı için, bilgiler arası bağlantı kurmakta zorlanır ve öğrencinin verimi düşer. Bu yüzdende öğrenmek için gayret boşa gitmiş olur.

Unutmamak gerekir ki, unutmanın en etkili ilacı periyodik tekrarlardır.

 Konu tekrarlarındaki öncelik

 Ders tekrarlarda ise öncelik öğretmenin anlatmış olduğu derslere ve sınıfta çözmüş olduğu sorulara ağırlık verilmelidir. Çünkü bu bilgilerde seçicilik olduğu gibi daha önceden görme, duyma olduğundan dolayı hatırlama kolay olacak ve anlamlı öğrenme hızlı gerçekleşecektir. Ayrıca, konulara yönelik dergi ve kitaplardaki ders anlatımları ve çözümlü örnekleri tekrar yapmak bilgilerin kalıcılığını pekiştirecektir. Psikolojini verilerine göre unutma baştan hızlı sonra da azalarak devam etmektedir. Yani öğrenme etkinliğinden hemen sonra unutma hızla devam etmektedir. Unutmayı yavaşlatabilmek için yapılması gereken, öğrenilen konunun vakit kaybetmeden tekrar edilmesidir. Tekrar süresi ne kadar ötelenirse hatırlama da o kadar zor olmaktadır. Öğrenilen materyaller hiç tekrar edilmediğinde öğrenilenlerin % 80'i unutulacaktır. Öğrenmek için ders başında çok vakit geçirmek değil, verimli çalışmak ve çok sayıda tekrar yapmak önemlidir.

  Günde Kaç Saat Tekrar Yapılmalıdır?

 Her öğrencinin eğitim altyapısı, yeteneği, algılama düzeyi, çalışma alışkanlıkları, kullanabileceği serbest zaman aralığı birbirinden oldukça farklıdır. Bu kadar farklılığın olduğu bir durumda her öğrenci için geçerli tek tip bir çalışmanın ortaya konması mümkün değildir. Bir konu için, yerine göre, 50 soru fazla gelebildiği gibi, başka bir konu için 150 soru az gelebilir. Bir konunun öğrenilmesinde, çalışma süresi ve soru bakımından kesin sınırlar çizmek yerine, o konunun anlaşılmış olması şartı aranmalıdır. Her konuyu eşit süre harcayarak anlamayı beklemek veya aynı sayıda soru çözmeyle konuya hakim olacağını zannetmek uygun değildir. Burada ölçü, konunun yapısı ve anlaşılabilirliği olmalıdır. Eğer konuyla ilgili sorular rahatlıkla çözülebiliyorsa, anlaşılmayan konulara daha çok zaman ayrılmalıdır. Yok, eğer konu anlaşılmamış ise, çözüme devam edilmeli, Belirli soru çözersen almayabilirim düşüncesinde vazgeçilmelidir.

 Önemli olan verimli tekrar yapmaktır.

 Önemli olan çok çalışmak değil, verimli çalışmaktır. Sürekli olarak aynı türden yüzlerce soruyu çözmenin öğrenciye pek faydası yoktur. Öğrencinin çok soru çözmesi sadece rakamsal anlamda öğrenciyi ve aileyi tatmin edecektir. Başarıya ancak nitelikli bir çalışmayla ulaşılır. Bunun için öğrencinin çözdüğü her sorudan bir şey öğrenmesi gerekir. Aile, bu gerçeği göz ardı ederse, çocuğunu boşu boşuna zorlar, onu gereksiz yere strese sokar. Öğrenci, sosyal ihtiyaçları için kullanabileceği zamanı gereksiz yere soru çözmekle harcar.

 

Ne Kadar Soru Çözmeli?

NE KADAR ÇOK SORU ÇÖZERSEK!

İnsan hayatının önemli dönüm noktalarından biridir sınavlar. Nerede ve hangi şartlar altında nasıl bir eğitim alacağınıza bu sınavlardaki sonuçlar etki eder. Belki hangi meslek belki hangi lise veya hangi üniversite sorusunun cevabı bu sınavlarla belirginleşecektir. Bundan dolayı sınavlara hazırlanan öğrenciler bu sınavları ciddiye almalı ve çevresindeki bireyler de bu yöndeki telkinleri daha fazla önemsemelidirler. (Aşırı kaygı oluşturmamak kaydıyla)

Öncelikle dikkat edilmesi gereken noktaları sıralayacak olursak;
1. Geçmiş yıllarda çıkmış olan soruları mutlaka elden geçirmeli soru tarzlarını kavramalı ve buradan hareketle eksik noktaları yakalamış olmalıdır.

2. Çokça soru çözerek soru çözme tarzımızı oluşturmuş olmalısınız. Soru çözerken kullandığınız kısa yollar veya formüller artık tam anlamıyla kavranmış olmalıdır.

3. Bazen doğru cevabı bulurken bazen de yanlışları eleyerek doğruya ulaşma tekniğini kullanmayı kavramış olmalısınız.

4. Konulara göre soru dağılımları hakkında bilgiler oturaklaşmış olmalı, fazla soru çıktığı bilinen konularak mutlaka daha ağırlık verilmeli. Bunun yanı sırada az soru çıkmış buna çalışmayayım mantığının çokta sağlıklı olmadığı bilinmelidir.

5. Test çözme hızınızı en iyi kontrol edeceğiniz yer denemelerdir. Eğer denemelerde soruları yetiştiremiyorsanız yavaşsınız demektir.(Bu ifadem sen sonuna doğru konuların tamamı işlendiğinde daha önem kazanmaktadır.) Bu hızlandırmamın çok fazla yolu yok, sizde bilirsiniz ki bunu tek yolu konu eksiklerini bilerek bolca soru çözmektir.

6. Eksik olduğunuz konu ile alakalı olarak konuları tespit etmek ve onların üzerine odaklanmak sınavlara hazırlanan öğrenciler için en önemli net arttırma tekniğidir.

7. Bunların yanı sıra nerelerde yanlış yapıldığının ve bu yanlışın neden yapıldığının çabucak kavranması gerekmektedir. Yanlış yapılmasının birkaç sebebi vardır. Bunu maddeler halinde açacak olursak;
a. Konu eksiği
b. İşlem hatası ve dikkatsizlik
c. Okuduğunu iyi anlayamama
d. Konuyu hiç bilmeme
e. Konuyu birbirine karıştırma

Yukarıdaki bu maddeler göz önünde bulundurulduğunda tespit net olarak yapılmış. Teşhis aşaması sonuçlanmış ve tedaviye geçilmiş olacaktır.

Buradan hareketler konu ise probleminiz konuya odaklanılmalı soru ise bolca soru çözülmesi dikkatsizlik ise dikkati arttırmak için egzersiz yapılmalı yani bolca benzer soru çözülmelidir.

 

 Deneme sınavları nasıl değerlendirilmeli?

‘‘-Sınavda hangi tür sorular gelecek?

 -Çok çalışıyorum ama netlerim artmıyor?

- Konu eksikliklerimi bilmiyorum?

- Soruların zorluk derecesi nasıl olacak?

-Sınavlarda çok heyecanlanıyorum?

-Sınavlarda çoğu kez zaman yetiremiyorum’’

türü iç konuşmalar üniversiteye hazırlanan tüm öğrencilerin zihnini meşgul eder. Bu soruların etkisiyle sınava gerektiği gibi hazırlanamayan birçok öğrenciye rastlamak mümkündür.

 Sürekli çalışıyor olabilirsiniz ama bu çalışmalarla edindiğiniz bilgiyi, donanımı ve becerileri eğer sınamazsanız neyi, ne kadar öğrendiğinizi anlamanız pek de mümkün olmayacaktır. Ayrıca asıl sorun neyi bildiğinizden daha çok neyi bilmediğinizdir. Öncelikle eksikliklerin bilinmesi daha sonra bunların giderilmesi deneme sınavlarıyla kazanılacak bir durumdur.

 Sınavlara hazırlık sürecinde çeşitli dönemlerde farklı çalışma tarzları öne çıkacaktır. Kimi zaman konu öğrenimi, kimi zaman genel tekrar ve özet çalışmalar, kimi zaman da test çözümü öne çıkacaktır. Sınavlara belli bir süre kaldığında ise öne çıkan çalışma türü deneme sınavlarıdır.

Deneme sınavların öğrencilere kazandırdıkları şunlardır:

Öncelikle öğrenciler deneme sınavları ile bilgi ve kavramaya yönelik eksikliklerini belirleyecek, gerçek sınavda çıkması muhtemel soru tiplerini kavrayacaklardır.

Deneme sınavları ile bir taraftan zamanı uygun kullanma becerisi kazanırken diğer yandan öğrenmeyi etkileyen kaygıyı kontrol altına almayı öğreneceklerdir.

Deneme sınavlarının öğrencilere diğer kazanımı bilişsel gelişimlerine yönelik geri bildirimleri sunmasıdır. Belirli aralıklarla olunan sınavlarla öğrenciler kendi gelişimini değer olarak görme imkânına sahip olacaktır.

 Deneme Sınavları boy aynasıdır;

Deneme sınavları kişinin bir tür boy aynasıdır. Boy aynası kişinin bütün bedenini göstererek bireyin kendine çeki-düzen vermesini sağlar. Deneme sınavları da öğrencinin sınava hazırlık düzeyini ölçer. Alınan puanların hedefe ulaştırıp ulaştıramayacağını görür. Yapacağı çalışmalarını bu sonuçlara göre düzenler.

 Deneme sınavları, gerçek sınavın provasıdır;

Bir sporcu, bir sanatçı sahneye veya sahaya çıkmadan önce sergileyecekleri oyunu defalarca prova eder ve hata yapma ihtimallerini en aza indirirler. Öğrencilerin hayatının yönünü belirleyen sınavların da provası da deneme sınavlarıdır. Deneme sınavlarına giren aday, gerçek sınavda ne yapacağını bilir, gerçek sınavda karşılaşacağı durumlarla daha önceden yaşayacağından dolayı gerçek sınav tecrübesi edinecektir. Bu nedenle tüm deneme sınavlarının dikkatle uygulanması gerekir.

Öğrenmenin bir yolu da deneme sınavlarıdır;

Öğrenmenin gerçekleşmesinde birçok süreçler vardır. Bunlardan biri de deneme-yanılma yoluyla öğrenmedir. Denene-yanılma yoluyla öğrenme uygulamaya dayalı olduğu için diğer öğrenme yöntemlerine göre daha kalıcıdır. Yapılan tekrarlarla öğrenme arasında bir noktaya kadar doğru orantı vardır. Birçok öğrenci öğrenmeyi, bilgiyi hafızaya alma olarak algılar. Oysa önemli olan bilgilerin depolanması değil, kavranması ve uygulanabilir olmasıdır.

Deneme Sınavlarıyla strateji belirlenir;

Öğrenciler sınav öncesi deneme sınavları sayesinde gerçek sınavda nasıl bir strateji uygulayacaklarını öğrenir. Örneğin, önce sayısal bölümden mi, sözel bölümden mi başlamalıyım? Her bölüme ne kadar zaman ayırmalıyım, kodlamayı nasıl yapmalıyım, sınav kaygısına karşı en etkin yol nasıl olmalıdır? türü stratejiler deneme sınavlarında kazanılabilir.

Deneme sınavları öğrencinin motivasyon düzeyini yüksek tutar.

Motivasyon bir tür isteklendirmedir. Deneme sınavlarıyla öğrencilerin diğer bir kazanımı da yüksek motivasyona sahip olmalarıdır. Öğrencilerin, aldığı puanlarla tercih etmeyi düşündüğü bölümün puanını karşılaştırarak ne kadar daha çalışması gerektiğini, kaç puana ihtiyacının olduğunu denemelerle öğrenebileceklerdir.

Değerlendirilme yapılmalı;

Yalnızca deneme sınavlarına girerek öğrenme tam anlamıyla gerçekleşmez. Öğrenmenin doğru olup olmadığı geri dönütlerle olur. Üniversite adayı her deneme sınavından sonra sınavda yaptığı yanlışları, yapamadığı sorulara bakarak genel bir değerlendirme yapmalıdır. Değerlendirmede ise yanlış yapılan soruların nedeni araştırılmalı, hata ve eksiklerini giderme yoluna girmelidir. Konuya yönelik bilgi eksikliği veya yanlış öğrenmeler varsa kaynaklar tekrar gözden geçirilmelidir.

Kaliteli deneme sınavları seçmek gerekir;

Uygulanan deneme sınav sorularının gerçek sınavı yansıtacak düzeyde olmasına dikkat edilmelidir. Bunun için belirlenen kaynak seçimine özen gösterilmelidir. Yoksa sınav sonrasında alınan puanların yanıltıcı olacağı gibi öğrenciler için de zaman kaybına neden olacaktır. Deneme sınavlarından verimi alabilmek için mutlaka yönergelere uyulması gerekir.

 

Başarıya inanma

BAŞARIYA İNANÇ.

Öğrencilerimiz kendilerine gerçekçi bir hedef çizerek bu işe iyi bir başlangıç yapmalıdırlar. Bununla başarının yakalanabileceğine inanmalıdırlar.

Bu anlamda belirlenmiş hedefin hayalî(ulaşılması zor) olmamasına dikkat edilmelidir. Belli puan veya bölüm olarak belirlediğimiz hedef mutlaka gerçekleştirile bilinir olmalı sizin ona odaklanmanızı sağlamalıdır.

Bununla birlikte aylar ilerledikçe planlamış olduğumuz hedefe doğru yakınlaştığınızı hissediyorsanız, hedef büyütmesi yapmanızda herhangi bir mahsur yoktur. Hatta hedef büyütülmüş olması, bir isteklendirme unsuru olarak değerlendirilebilirsiniz.


Öncelikle net bir şekilde göreceğiniz, çalışma odanızda veya masanızda bir yere sizi motive edecek veya çalışmaya itecek bir mesaj belirlemeli, yazmalı ve asmalısınız. Hatta bazı eğitim psikologları bu mesajı, küçük karton bir kâğıda yazıp öğrencilerin yanlarında taşımalarını tavsiye etmektedir.
Bu mesajlar ne olabilir. Burada bireysel farklılıklar devreye girebileceği gibi şu mesajlar kullanılabilirsiniz. “Çalışmalıyım, Düzenli çalışmalıyım, Kazanmalıyım, Yılmamalıyım. Başarılı olmalıyım…” şeklinde olabilir. Bu ifadeleri okuduğumuzda sizde bir heyecan oluşturuyorsa doğru ifadeyi belirlemişsiniz demektir.

 

 

Kararlılık

KARARLILIK ÇOK ÖNEMLİ

Eğitim öğretimin azda olsa içinde olan her birey bilir ki; başarılı olmanın en önemli şartı çalışmak, çalışmak ve yine çalışmaktır. Bu sebeple kararlı bir şekilde çalışma en önemli stratejiniz olmalıdır. Belki de bu çalışma sınavdan iki gün öncesine, Cuma günü sabahına kadar devam etmelidir. Eğitim seminerlerimde üzerinde durduğum önemli konudan bir olan, “kararlı olmayı” en iyi ifade eden ifaden cümledir; “Cumaya kadar devam”.

Kararlı olma, bir çalışmadaki engelleri aşmak için en önemli unsurlardan biridir. Çalışkan öğrenci mutlaka başarıyı önemser ve ister, bunu elde etmek için de mutlaka azim ve kararlılığı elden bırakmaması gerekir.

Karalılık, azim ve istekli olmak anlamını içermektedir. Her türlü engele karşı, tüm bahaneleri bir kenara bırakarak onları aşma konusunda arzulu ve istekli olmaktır. Karlılık noktasında azmetmiş olan bir bireyin(öğrencinin) başarısızlığı yakalaması oldukça zordur.

Kararlılık hırslı olmak ile birbirine karıştırmamalıdır. Bilinir ki hırs çoğu zaman bireylerin zararlı sonuçlarla karşılaşmaları sonucunu doğurmaktadır. Hırs bir anlamda insanlara zarar verme ihtimali yüksek olan bir duygudur. Bu sebepten hırslı olmayalı, azimli ve kararlı olmalısınız.

Bununla birlikte sınavlara hazırlanan öğrenciler unutmamalıdır ki, başarma isteği ve ders çalışma isteği noktasında sürekli azimli ve kararlı olmak gerekmektedir. Kararlılık sizler için bir enerji kaynağı olmalıdır. Mümkünse bu enerji kaynağı sürekli yenilenen bir enerji kaynağı olarak kurgulanmalıdır

 

Keyif Veren Çalışmaktır

KEYİF VEREN ÇALIŞMAKTIR.

Bir öğrenci eğer sınavlara hazırlanıyorsa veya öğrenciliğin sınavla olan ilişkisinin farkına varmışsa, çalışmaktan zevk almak zorundadır. Test çözmek, not almak, denemeye girmek, yazılıya çalışmak onun için birer mutluluk kaynağı olmalıdır. Aslında öğrencinin içinde bulunduğu sosyal çevrenin ondan beklentisi de budur. Bu beklentiyi karşıladıkça öğrenci olmayı sonuna kadar ve başarılı olmayı hak etmiş demektir.

Öğrendikleriyle mutlu olan keyif alan öğrenci, öğrendiklerini kullandıkça ve unutmadan hatırladıkça mutlu ve huzurlu olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamaktadır. Mutluluk artıkça, çalışma artmakta. Çalışma başarıyla sonuçlandıkça mutlu olunmaktadır.

Çalışmayı eğlenceli hale getirdikçe veya ondan zevk almaya başladıkça sadece yeni konuları rahatlıkla öğrenmekle kalmaz, ders çalışma programını geciktirmeden yerine getirmeye çalışır ve bundan mutlu olur, keyif alır.

Bu ifadeler bir öğrenci için anlamlı hale geldikçe inanın, ders çalışmak için masanın başına oturmak iştahla beklenen bir tatlıya benzer. Çalışıldıkça keyfi yanında taşıyan bir süreç haline gelir. Problem çözmek ve onlarla başa çıkmak veya önceden çözemediklerini artık çözüyor olmak keyif verir, mutluluk verir. Okumaktan, çalışmaktan problem çözmekten, araştırma yapmaktan sıkılmayalım onlardan keyif almayı yaşayalım ve kabul edelim.

Bilhassa öyle keyif alalım ki ders çalışmak, ödev yapmak veya yeni şeyler öğrenmek bizi mutlu eden ve vazgeçemediğimiz bir iş olarak ortaya çıkmış olsun. Kısacası çalışman bize keyif veren bir iş haline gelsin.

Bunun için mutlaka istekli olmalıyız. Ders çalışmaya karşı bir ilgimizin olması gerekir. Hevesli olmak, arzulayan olmak ve heves etmek çok önemlidir. Heves çalışmayı istemek ile olur. Bunun oluşması için gerekli olan potansiyel içimizde mevcuttur. Önemli olan onu dışarıya çıkarmaya çalışmaktır veya çıkmasına müsaade etmek onu bastırmamaktır. Bilelim, isteyelim ve harekete geçelim.

 

Unutmayı Engellemek İçin Neler Yapmalı?

UNUTMAYI ENGELLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI

Her öğrenme belli bir süre sonra unutulmaya mahkûmdur. Ancak bilinmelidir ki mutlak unutma yoktur. Her öğrenilen bilgi hafızada mutlaka yer kaplamaktadır. Bu unutma gerçeğinden hareketle, unutmayı yavaşlatmak veya en aza indirmek için uygulanması gerekli olan planlamayı yapmak için ele alınması gereken teknikleri sizlerle paylaşmak isterim.

1. Planlı ve programlı olmayı alışkanlık haline getiriniz, sıradan ve kendiliğinden gelişen ve şekillenen bir hayatınız olmasın.

2. Bir hedef belirlemenin yanı sıra gerçekçi hedef olmasına dikkat ediniz.

3. Yeterli ve dizenli bir dinlenme planınız olsun ve bunun en önemli kısmında uykuyu planlamayı unutmayınız

4. Bulunduğunuz sosyal ortamlarda çatışmanın olmamasına dikkat ediniz. Ev ve arkadaş çevrenizde bir düzen olmasına dikkat ediniz. Hatta bunun için maddi ve manevi gayret gösteriniz. Bu düzenin sağlanmasında sizlerinde katkısı olsun.

5. Sadece sınavlara hazırlık sürecinde değil, hayatın kendisinin de bir anlamı olduğunu unutmayın ve hayata dair amacınız ve hedefiniz kendi değerlerinizle uyum içerisinde olsun.

6. Bir hazırlık sürecinde veya hayatınızda güveninizi yitirmeyi, ümitsizlik girdabına düşmemeye çalışın.

7. Mutlaka öğrenmenin hemen sonrasında ve uzun bir süre devam edecek şekilde öğrendiğiniz tüm konulara için bir tekrar planlaması yapın. Tekrar unutmayı en aza indirir.

8. Uyku öncesinde yapılan ve uyanınca tekrar edilen konu en iyi öğrenilen konudur. Öğrenme tamamlandıktan sonra ikinci eşref vaktinden (17.00-22.00) sonra bir başka faaliyete girmeden hemen uykuya veya dinlenmeye çekilin. Uyku unutmayı azattır.

9. Öğrenilen her konu sonrasında, bilgilerin pekişmesini sağlamak için bolca soru çözerek konunun pekişmesini sağlayın.

10. Ders çalışmanın zevkli bir hal olduğu duygusunun oturaklaşmasını sağlayın. Hemen ders bir bitse de dersin başından kalksam psikolojisine girmeyin. Bunun en kestirme yolu ulaşılacak hedeflerin değerini düşünerek ders çalışmayı sevmektir.

11. Konu tekrarlarında, altı çizme renkli kalem kullanma tekniklerinden yararlanınız. Çalıştığınız kitabın içine veya not defterinize gerekli notlar almayı ihmal etmeyin. Grafikler hakkındaki açıklayıcı bilgileri veya anlama gayretinizi tekrar çalışırken faydalı olması için mutlaka kenarına not alınız. Kitap sayfalarındaki boşluklara da not alabileceğinizi unutmayınız. Bu teknikleri unutmanın önündeki önemli engelleridir. “Unutmayı istemiyorsanız sağ elinizde(yazarak çalışma) yardım isteyin.”

12. Ders çalışırken kesinlikle diyorum, müzik dinlemeyin veya kulağınızla televizyon seyretmeyin. Birde bulunduğunuz ortamdaki sohbetleri kulak kabarmayın bunlar dikkat dağınıklığına sebep olur. Anlaşılacağı gibi sadece ama sadece çalıştığımız konulara odaklanalım.

13. Tekrar edilmeyen veya kullanılmayan tüm bilgiler unutmaya mahkûmdur. Çalışmanın bitimine doğru öğrendiğiniz konulara ayırmanız dinlenme öncesinde yapılacak en son çalışmadır. Öğrendiğiniz konuları tekrar edip çalışmayı sonlandırınız.

14. Öğrenilen konuların hatırlanamamasının sebeplerinden beklide en önemlisi, çoğu zaman ara vermeden çalışmaya çalışmaktır. Ara vermemenin sebeplerinden biride çalışmayı çabuk sonlandırıp kalmak düşüncesi en üzücü düşüncedir. Çalışma esnasında verilen anlamlı aralar, öğrenmeyi daha verimli hale getirmektedir. İnsan zihni dinlenme esnasında öğrendiği yeni bilgiler arasında bağ kurma işlemiyle uğraşmaktadır. Buda bilgilerin daha fazlaca pekişmesi sonucunu doğurmaktadır.

Sınavlarda başarılı olmanın yolları

'Çalıştığım halde başarılı olamıyorum', 'Eksikliklerimi bilemiyorum' diyen adaylar, deneme sınavları ile genel durumlarını görebilir. Deneme sınavlarına girerek bilgi ve zamanı kullanmanın yanı sıra sınav kaygısıyla da baş edebilirler.
Sınavlara hazırlık sürecinde öğrencilerin çalışmalarını olumsuz olarak etkileyen birçok iç konuşmaya şahit olmaktayız. Örneğin, 'çalıştığım halde başarılı olamıyorum', 'eksikliklerimi bilemiyorum', 'sınavlarda bildiğimi yapamıyorum, çok heyecanlanıyorum' türü konuşmalar hazırlık sürecindeki tüm öğrencilerin zihnini meşgul etmekte. Bu soruların etkisiyle sınava gerektiği gibi hazırlanamayan birçok öğrenciye rastlamak mümkün.

Neyi, ne kadar biliyorsunuz?

Sürekli ders çalışılıp, bilgilerin sınanmadığı durumlarda neyin ne kadar öğrenildiğini anlamak pek mümkün olmayacaktır. Hazırlık sürecinde asıl sorun neyi bildiğinizden çok neyi bilmediğinizdir. Öncelikle eksikliklerin bilinmesi, daha sonra bunların giderilmesi deneme sınavlarıyla kazanılacak bir durumdur.

Sınav stratejisi kazanmaya ne dersiniz?

Strateji genel bir bakış açısıdır. Deneme sınavlarıyla öğrenciler genel bir tablo görür. Sayısalcı öğrenci okul hayatında görmediği ama puan getirisi olan sosyal bilimler sorularıyla karşılaşacak, eşit ağırlık veya sözel öğrencisi yapabileceği sayısal nitelikteki soruların özelliklerini tanıyacaktır. Birçok öğrenci için hangi testten başlayacağı, kodlamaların nasıl yapılacağı türü soruların cevapları ancak deneme sınavlarıyla karşılığını bulur.

Öğrenmenin başka bir yolu da soru çözmektir.

Sınavlara hazırlık sürecinde farklı çalışma tarzları öne çıkmakta. Bunlar kimi zaman konu öğrenimi, kimi zaman genel tekrar ve özet çalışmaları, kimi zaman da test çözümüdür. Sınavlara belli bir süre kaldığında ise öne çıkan çalışma türü deneme sınavlarıdır. Salt öğrenilen bilgilerin kalıcılığını sağlamak için mutlaka uygulanarak kullanılması gerekir. İşte deneme sınavları bunun için bir fırsattır.

Sınav kaygısı ancak deneme sınavlarıyla aşılabilir.

Deneme sınavları bilgi, beceri ve zamanı kullanma becerilerinin yanında sınav kaygısıyla baş edebilmede önemli bir etkiye sahip. Sınav kaygısının en önemli nedeni belirsizliktir. Adaylar deneme sınavlarına girerek belirsizlikten kurtulup kaygı durumundan çıkabileceklerdir.

Zamanı yetirmede sorun yaşayanlar deneme çözsün.

Deneme sınavlarının sağladığı diğer bir fayda ise zamanı etkili kullanma becerisidir. Özellikle ilk kez sınava girecek adaylar, verilen sürenin verimli bir şekilde kullanılması yönünde sıkıntı yaşamaktadır. Sınavlarda zaman yetirememenin en önemli nedeni, pratiğin yapılamamasıdır. Bilginin test sistemine aktarılmasında deneme sınavları önemli rol üstlenir.

Deneme sınavı çözme aralığı ne olmalı?

Deneme sınavları konu ve genel kapsamlı olmak üzere farklı şekillerde olabilir. Konu kapsamlı sınavlarda öğrenilen konuya yönelik değerlendirmeler söz konusudur. Genel kapsamlı sınavlar ise tüm ders alanını kapsar niteliktedir. Derslere yönelik anlaşılmayan veya eksik hissedilen konular varsa adaylar, konu bilgilerinde çok büyük eksikler yaşamıyorsa deneme sınavları uygulayabilir. Konuların bitmeye başladığı ve gerçek sınava az bir zaman kaldığında genel kapsamlı deneme sınav uygulamaları daha gerçekçi olacaktır.

Denemelerin çözümüne ulaşılmalı, sonuçları iyi okunmalı.

Yapılan bir etkinliğin doğru veya yanlış olmasına ancak geri dönüşlerle ulaşılabilir. Deneme sınavları da bir tür zihinsel etkinliktir. Yapılanların doğruluk derecesi ancak çözümlerle anlaşılabilir. Eğer deneme sınavları okulda veya dershanede yapılıyorsa özellikle çözülemeyen sorular mutlaka çözdürülmeli, evde yapılıyorsa çözümlü deneme sınavları tercih edilmeli. Çözümlü denemeler adaylara, bir yandan eksikliklerini telafi etme fırsatı, diğer yandan farklı soruları farklı yollarla çözme fırsatı sunacaktır.

Özensiz seçilen denemeler zaman kaybına neden olur.

Her ne kadar gerçek sınav gibi olmasa da uygulanacak deneme sınavlarının seçimine özen gösterilmelidir. Denemelerin asıl sınavı yansıtacak düzeyde olmasına dikkat edilmeli. Bunun için de kaynak seçimine özen gösterilmelidir. Yoksa sınav sonrasında alınan puanlar yanıltıcı olacağı gibi öğrenciler için de zaman kaybına neden olacaktır. Evde veya okulda deneme sınavlarından verim alabilmek için mutlaka sınav yönergelerine uyulması gerekir.